Sponsorlu Bağlantılar

Yüksek Promil Hüzünlüyüm Kitabının Yazarı Furkan Başkak Kimdir?

Anlam karmaşalarına kendi penceresinden bakarak, ustaca kaleme alan yazar Furkan Başkak kimdir, nerelidir sorularına cevap ararken, Yüksek Promil Hüzünlüyüm kitabı hakkında merak edilenlere de değineceğiz.

Furkan Başkak hakkında

“Kendini tanımak zor meziyet, tanıtmanın da noksan kalır yanı yok.” diyen yazar Furkan Başkak; 03.02.1992, Malatya’da dünyaya geldi. Çocukluğu Malatya’da ve gençliği ise Hatay, İstanbul ve Elazığ illerinde geçmiştir. 5 sene Metalurji ve Malzeme Mühendisliği okumaya devam ettikten sonrasında bölümden ayrılarak, Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler bölümünden mezun oldu. Ardından Fizyoterapi okumaya başladı fakat Fizyoterapi bölümünü de tamamlamadan ayrıldı.

Üniversite yıllarından itibaren birçok toplumsal dayanışma kadrosunun arasında yer alan Furkan Başkak, kuruculuğunu üstlendiği topluluklar ile beraber, okullar için kütüphane kurulumu, imkânı olmayan okullara spor salonu kurulumu, deprem bölgelerine kıyafet ve besin desteği şeklinde birçok sosyal faaliyette bulunmuştur.

Bireysel farkındalık, iş yaşamı ile sosyal hayat dengesi, liderlik mevzularında, 20’li yaşlardan itibaren üniversitelerde, derneklerde ve şirketlerde seminerler vermeye başladı. İş yaşamı ise; çağrı merkezi sektöründe, operasyon yöneticisi olarak devam etmektedir.

Yüksek Promil Hüzünlüyüm kitabı hakkında

Furkan Başkak’ın kitabı “Yüksek Promil Hüzünlüyüm” hakkında söyledikleri;

Elimin kalem tuttuğu andan beri yazdığımı söyleyebilirim. “Yüksek Promil Hüzünlüyüm” bir roman olarak yola çıkan, sonrasında tecrübe etme türüne evrimleşmiş bir kitap.

İnsanın hissedebildiği ya da hissetmek istediği kavram çatışmalarından yola çıkarak bu kitabı yazdım. Bunu; unutmak, unutamamak ya da alışmak, kötü ve iyi, saadet, hüzün ya da acı, emin ve tehlikeli olarak özetleyebilirim.

Yazma mevzusunda “niçin yazıyorsun ya da ne yazıyorsun?” sorularının net bir cevabı yok aslında. İnsan, hissedebildiği sürece, hissedebildiklerini yazar. İşin erbaplarından dahi ortak bir kelime duyulması mümkün değil. “Yazmak ve yaşamak içinde fark yapın deseler bir cevap veremem.” diyen Mısırlı yazar Necip Mahfuz var. “Çocuklarım büyümüştü, artık kime hikâye anlatacağımı bilemiyordum.” diyen İtalyan Yazar Umberto Eco var. Bana göre nokta durumunda o cümleyi kurarak; “Yazmasaydım delirecektim.” diyen bir Sait Faik var…

Herkes yazarları iki kategoriye ayırıyor. Kimine bakılırsa; söylemek zorunda oldukları şey uğruna yazanlar ve yazmak için yazanlar. Kimine göre düşündürenler ve merak ettirenler… O kadar oldukça fark yapılmış ki… Aslında bu durum, okuyucunun kitabı eline aldığı anda, okuyacağı kitabından ne istediğine bağlı.

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı