Gündem

Davutoğlu: “Bu ülkede bir daha 28 Şubat yaşanmamasının teminatı biziz”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Ekonomi gündeminden iktidarın anayasa söylemlerine ve 28 Şubat tartışmalarına kadar çok sayıda konuya ilişkin çarpıcı açıklamaların yapıldığı basın toplantısına, Davutoğlu’nun 28 Şubat konusu ile ilgili açıklamaları damga vurdu.

Erdoğan’ın üzerinde oturduğu otoriter yolsuzluk düzenini meşrulaştırmak için 28 Şubat’ı kullandığını savunan Davutoğlu, Bahçeli ve Perinçek’in 28 Şubat’taki rolünü de hatırlattı.

Davutoğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Önümüzdeki seçimlerin ne zaman olursa olsun Türk siyasetinde en büyük sürprizlerle ve iktidara en büyük şokla yaşanacak bir seçim olacağından hiçkimsenin şüphesi olmamalıdır. Sayın Erdoğan sıkıştığı zaman geçmişte kötü hatıralarla anılan dönemleri hatırlatıp kendisine oy veren kitleleri dolaylı olarak tehdit etmeyi bir siyaset zannediyor. Sayın Erdoğan “28 Şubat geri gelebilir, 28 Şubat’ı unutmayın, kazanımlarımızı kaybederiz” diyerek üstünde oturduğu yolsuzluk düzenini meşrulaştırmaya çalışıyor. 28 Şubat’ın bütün acılarını yaşamış ve o döneme direnmiş insanlar olarak biz diyoruz ki; bundan sonra bir daha 28 Şubat’ın yaşanmamasının teminatı Sayın Erdoğan ve kirlenmiş yozlaşmış düzen değil, 28 Şubat’ın çilesini yaşamış bizleriz. Sayın Perinçek neredeydi 28 Şubat’ta? “Ezan Türkçe okunsun, başörtü tümüyle yasaklansın, şapka yasası geri gelsin” diyen Perinçek şu anda nerede? Darbe hükümetinin başbakan yardımcılığını bir anlamda yapmış olan Sayın Bahçeli nerede? 1999 seçimlerinde başörtüsü ile seçimi kazanmış bir hanımefendinin başını açtırarak meclise sokmak suretiyle bu yasağı mecliste meşrulaştıran Bahçeli nerede? Sizin yanınızda! Kuran eğitimi ile ilgili düzenlemeler hangi hükümet döneminde geçti? Kuran eğitiminin sınırlandırıldığı dönem Erbakan hocamızın ve Sn Akşener’in içinde bulunduğu hükümet tarafından uygulanmadı, Sn Bahçeli’nin Başbakan yardımcısı olduğu hükümet döneminde uygulandı. Sayın Bahçeli’yi yanınıza alacaksınız, arkanızda da rotayı çeviren, yöneten Perinçek duracak ve rahmetli Erbakan hocamızın kabinesinde görev yapmış insanları 28 Şubat’la korkutacaksınız. 28 Şubat otoriter bir rejimdi. Otoriter bir rejimin karşısında teminat olan bizleriz. Kimse kimseyi korkutmaya, ve haksız ithamlarla doğrudan, dolaylı şantaj yapmaya kalkmamalıdır.

MİLLETİMİZ YOLSUZLUK TABLOSU KARŞISINDA BEKLENTİ İÇERİSİNDEDİR

Hangi açıdan alırsanız alın bugün ülkemizin içinde bulunduğu şartlar, çok köklü bir değişimi gerekli kılan şartlar. Ekonomide dünyanın en yüksek enflasyonlarından, faizlerinden birine ve en hızlı değer kaybeden paralarından birine sahibiz maalesef. İktidar bütün bu ekonomik tablo karşısında ders çıkartarak sorunlara çözüm bulmak yerine bir kanadı bütün bu işsizlikten enflasyondan kebapçıları sorumlu tutuyor, diğer kanadı da feryat eden çiftçilerimiz için “mutlu” diyor. Halktan kopmuş bir iktidarla karşı karşıyayız. Hukuksuzluklar almış başını gitmiş. Adalet reformu beklenirken her türlü kısıtlamalar, yasaklara dayalı bir anlayış ile Ekim ayına girdik. Hemen hemen her hafta, her gün yolsuzluklarla yeni belgeli iddialar ortaya atılırken, bu iddialara en ufak bir cevap verme teşebbüsü olmadığı gibi, kendi bakanlığına dezenfektan satan bakanlardan, yurtdışındaki servetleri milyar dolarlarla bahsedilen siyasilere kadar bir seri tablo karşısında millet büyük bir sükutu hayal ve beklenti içindedir.

DEMOKRASİ RAYINA OTURACAKSA BÜTÜN PARTİLERİN GAYRETİ İLE OLACAK

Bizler siyasi partiler olarak ülkeye hizmet için kurulan yapılarız. Muhalif partiler olarak da iktidarın yanlışlarına muhalefet ederken Türkiye’yi yeniden inşa etmenin yollarını da bulmak zorundayız. Karşı karşıya kaldığımız tablo sadece bir iktidar değişimi tablosu değil, Türkiye’nin bütünüyle yeniden siyasetinin, ekonomisinin, hukukunun, demokrasisinin inşa edilmesi ihtiyacıyla karşı karşıyayız. Türkiye eğer demokrasi rayına tekrar oturacaksa bu bütün partilerin çabası ile, gayreti ile olur. Bugün Sayın Akşener ekibi ile birlikte bize iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem ile ilgili çalışmalarını da getirdiler. Biliyorsunuz geçen sene de biz 9 Kasım 2020’de Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerimizi kapsamlı olarak kendilerine takdim etmiş, bütün partilerle de paylaşmıştık. Her konuda, her parti ile Türkiye’nin geleceği için, iyiliği için, milletimizin refahı, halkımızın demokratik hak ve özgürlükleri için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Akşener ve ekibine teşrifi dolayısıyla çok teşekkür ederiz.

ŞEFFAFLIK İLE TÜRKİYE’NİN ADI BİR DAHA KARA LİSTELERDE GEÇMEYECEK

İktidara geldiğimizde bütün bataklığı kurutacak, otoriterliği de yolsuzluğu da yerinde yok edecek kapsamlı bir reform yapacağız. Onun da 165 adımını her yerde zikrettik. Bir gün temiz siyaseti ve şeffaflığı getirme iradesi gösterdiğimizde bütün tartışmalar biter. Pandora ya da hangi dosya olursa olsun hepsinin sonununu getirecek olan şey şeffaflıktır. Şeffaflığı getireceğiz ve kara listelerde Türkiye’nin adı bir daha geçmeyecek.

İKTİDAR ANASAYA KONUSUNDA SAMİMİ DEĞİL

Anayasa konusu Türk siyasi tarihinde üç şekilde ele alınmıştır. Bir, iyi niyetle gerçek bir anayasa yapabilmek için. Keşke böyle bir çaba olsa ve buna iktidar öncülük etse de 2023’e tam demokratik bir anayasa ile gitsek ve 1982’nin darbe anayasasının yükünden ama aynı zamanda da 2017’deki otoriter cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yükünden kurtulabilsek. Ama böyle bir samimiyet görmüyoruz. İkincisi, darbe sonrası yapılan anayasa tartışmaları, onlar zaten gölgeli. Üçüncüsü de gündem değiştirmek için. Anayasa öyle elverişli bir konu ki tartışıp gündemi orda tutarsınız ama hiçbir zaman da işin esasına gelmezsiniz. Eğer Sayın Erdoğan samimi ise, gerçek bir anayasa konusunda, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de tartışılacağı bir zemin başlatır. Samimi olsa önce yapacağı iş şudur, “evet cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini denedik, Türkiye şaha kalkmadı, bu gerçeği görüyorum, denedik olmadı buyrun her şeyi tartışalım” dese eminim bütün siyasi partiler zihin ve emek gücünü ortaya koyarlar. Ama bir aldatmaca ile “bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi müthiş, bu otoriterliği tahkim edecek şeyi de etrafında donatalım” dediği zaman burada samimiyet falan aranmaz.

AKŞENER: İKTİDARIN KAYBETTİĞİ İSTİŞARE KÜLTÜRÜNÜ YENİDEN GELİŞTİREBİLMEK AMACIYLA ZİYARETLERİMİZE DEVAM EDİYORUZ

Biz de Meclis açılırken yaz boyunca yaptığımız Anadolu gezilerinde biriktirdiklerimizi, iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dair yaptığımız çalışma ve sonrası aşamalarını kendileri ile paylaşmak ama aynı zamanda da maalesef bugünkü iktidar eliyle kaybedilmiş istişare kültürünü yeniden geliştirebilmek amacıyla karşılıklı ziyaretlere devam ettik. Sayın Başbakan ile görüşlerimizi paylaştık, onları dinledik. Ekonomiye dair konuştuk, sosyal devlet anlamında konuştuk, işsiz gençleri konuştuk, demokrasinin geldiği noktayı konuştuk, hukukun adaletin nasıl yerlerde süründüğünü konuştuk ve pek çok dezavantajlı durumları konuştuk ve bunlarla ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Misafirperverlikleri için Sayın Başbakana ve arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum.

Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı